Hissedar
Hissedar | Hisse: Al-Sat IKON Menkul Değerler A.Ş.

Nifty Fifty Çılgınlığı

Harika Şirketlere Fazla Para Ödemek: Nifty Fifty Çılgınlığı

60’ların sonu, 70'lerin başında, ABD borsalarında "Nifty Fifty" (Şahane Elli) olarak bilinen bir grup şirket herkesin odağındaydı. IBM, Coca-Cola, Disney gibi kendi sektörünü domine eden bu dev şirketlerin, yatırımcıyı asla üzmeyeceğine inanılırdı.

Piyasada oluşan genel psikoloji, bu şirketlerin hisselerinin fiyatı ne olursa olsun alınıp ömür boyu tutulması gerektiği yönündeydi. Şirketlerin kalitesine duyulan bu sarsılmaz inanç, hisse fiyatlarının mantıksal ve finansal sınırların ötesine taşınmasına yol açtı.

Tek Kararlık Hisseler Yanılgısı

O dönemde piyasayı yönlendirdiği düşünülen büyük emeklilik fonları ve kurumsal yatırımcılar, bu şirketleri "tek kararlık hisseler" (one-decision stocks) olarak adlandırmaya başlamışlardı. Yani bu hisseleri bir kez satın alma kararı verdikten sonra, bir daha asla satma fikrinin düşünülmemesi gerektiğine inanılıyordu.

Polaroid veya Xerox gibi şirketler, yenilikçi teknolojileri ve adeta tekel konumunda oldukları düşünülen güçlü iş modelleriyle yatırımcılara sarsılmaz bir güven veriyordu.

İnsanlar, pazar payı sürekli artan bu dev markaların hiçbir makroekonomik krizden etkilenmeyeceğine ve büyüme hikayelerinin sürekli aynı hızda devam edeceğine ikna olmuş gibi görünüyordu.

Matematiğin Devreye Girdiği An

İşin matematiksel tarafına bakıldığında, şirketlerin gerçek değerini gösteren Fiyat/Kazanç (F/K) oranları tarihsel ortalamaların çok üzerine çıkmıştı. O dönem borsada ortalama F/K oranları 15 seviyelerindeyken, Nifty Fifty şirketlerinin bazıları 80 hatta 90 F/K çarpanlarıyla işlem görüyordu.

Bu durumun oldukça net bir matematiksel anlamı var: Bir şirkete yıllık kârının 90 katı değer biçildiğinde, o şirketin hisse fiyatını haklı çıkarabilmesi için on yıllar boyunca kusursuz ve devasa oranlarda büyümesi gerekir.

1973-1974 Çöküşü

Beklenen o kusursuz büyüme matematiksel olarak sürdürülemediğinde ve makroekonomik rüzgarlar tersine döndüğünde, piyasa acımasız bir düzeltme yaptı. 1973 yılında patlak veren petrol krizi, aniden fırlayan yüksek enflasyon ve ardından gelen ekonomik durgunluk (resesyon), hiçbir krizden etkilenmeyeceği düşünülen bu dev şirketlerin hisselerini de derinden vurdu. 1973-1974 dönemindeki sarsıntıda, Nifty Fifty hisselerinin birçoğu %70 ile %90 arasında değer kaybetti. 

İşin en çarpıcı tarafı, bu şirketlerin çoğu batmadı; tam aksine ürün satmaya, büyümeye ve kâr etmeye devam ettiler. Yaşanan çöküşün sebebi şirketlerin kötü olması değil, hisse fiyatlarının gerçekçi matematiksel değerlerine geri dönmesiydi.

Bugün piyasalara bakıldığında, Nifty Fifty dönemindekine oldukça benzer bir coşkunun yapay zeka (AI) odaklı şirketler etrafında da şekillendiği görülüyor. Devrim niteliğindeki bu yeni teknolojinin dünyayı değiştireceğine duyulan inanç, tıpkı 1970'lerde olduğu gibi bazı şirketlerin değerlemelerini kusursuz bir büyüme beklentisiyle astronomik seviyelere taşıyor. Şirketlerin sunduğu teknoloji harika olsa bile, onlara ödenen aşırı yüksek fiyat çarpanlarının geçmişteki gibi bir değerleme tuzağı yaratıp yaratmadığı piyasaların şu an en çok tartıştığı konuların başında geliyor.

 

Tek Uygulama, Kendi Kararların: Hissedar

Piyasada oluşan coşkulu hikayelere kapılmadan, şirketlerin finansal verilerini inceleyebilmek, stratejini koruman açısından büyük önem taşıyor. Hissedar ile;

  • İlgilendiğin şirketlerin detaylı bilgilerini şirket kartlarından inceleyebilir,
  • Takip listendeki varlıklara ait tüm KAP duyurularına ve şirket haberlerine anında ulaşarak bilgi akışını yakından izleyebilir,
  • Belirlediğin kriterlere göre fiyat alarmları kurarak piyasa hareketliliğini ekran başında beklemeden yönetebilirsin.

 

IKON Menkul Değerler Logo

Yatırım için aradığınız her şey!

Arama Sonuçları ( Sonuç Gösteriliyor)