Herkes Kaçarken Yönünü Bulmak
Herkes Kaçarken Yönünü Bulmak
Borsada işler ne zaman kötüye gitse, etrafı derin bir sessizlik ve ardından büyük bir panik dalgası kaplar. Ekranlar kırmızıya boyandığında, kulaktan kulağa yayılan karamsar senaryolar yatırımcıların çoğunu aynı yöne doğru koşmaya zorlar: Her şeyi satıp kaçmak.
Ancak finans tarihine yön veren isimlerin stratejileri incelendiğinde, kalabalıkların peşinden gitmenin çoğunlukla zirveden alıp dipten satmakla sonuçlandığı görülür.
İşte tam bu anlarda, çoğunluğun yaptığının tersini yapmayı seçen bir yaklaşım devreye girer. Finans literatüründe buna "Kontrariyen" yani Aykırı Yatırım tarzı denir.
Sir John Templeton ve Tarihi Karar
Bu yaklaşımın dünyadaki ikonik temsilcilerinden biri Sir John Templeton'dır. Onun yatırım felsefesi, finans tarihinin en karanlık dönemlerinden birinde, insan psikolojisinin tamamen çöktüğü bir sırada somut bir hikayeye dönüştü.
1939 yılında, İkinci Dünya Savaşı’nın patlak verdiği karanlık günlerde, küresel piyasalar tam anlamıyla bir kaos yaşıyordu. Herkes elindeki varlıkları ne pahasına olursa olsun elinden çıkarmaya çalışırken, fiyatlar adeta yerle bir olmuştu.
Templeton ise herkesin panikle kaçıştığı o dönemde akıntıya karşı yüzmeyi seçti. Borsada hisse fiyatı 1 doların altına düşmüş tam 104 farklı şirketten yüzer dolarlık alım yaptı. İçlerinde zaten iflasın eşiğinde olan 34 şirket de vardı, çok köklü olup sadece panik dalgasıyla cezalandırılanlar da.
Savaşın yarattığı yoğun sis bulutu dağılıp ekonomik çarklar yeniden dönmeye başladığında, bu şirketlerden sadece 4 tanesi tamamen battı, geri kalanlar ise devasa büyüdü. Templeton'ın sabrı, portföy değerinin çok başka bir seviyeye ulaşmasını sağladı. Bu gibi süreçlerin özünü açıklayan ünlü sözü de hep hatırlandı:
"Maksimum karamsarlık anı, hisse senedi seçimi için en rasyonel zamandır."
Kalabalığın Psikolojisini Aşabilmek
Aykırı yatırımcı olmak, sadece "herkes satarken alayım, herkes alırken satayım" şeklinde körü körüne işleyen inatçı bir mekanizma gibi düşünülmemeli. Bu tarz yatırım stratejileri, çok ciddi bir soğukkanlılık ve derin bir finansal okuryazarlık gerektirir. Çünkü insan beyni, tehlike anlarında kalabalıkla birlikte hareket etmeye programlıdır.
Herkesin coşkuyla hisse topladığı dönemlerde fiyatın pahalı olup olmadığını sorgulamamak ne kadar büyük bir risk barındırıyorsa, herkesin korkuyla kaçtığı dönemlerde ucuzlayan kaliteli şirketleri görmezden gelmek de bir o kadar rasyonel olmayan bir davranıştır. Önemli olan, ekranların rengine veya piyasadaki fısıltılara değil, şirketin kendi temel değerine odaklanabilmektir.
Hissedar ile Analitik Bakış
Piyasanın aşırı coşkulu veya aşırı karamsar olduğu sisli dönemlerde, kalabalıkların gürültüsünden uzaklaşarak kendi yolunu çizmek için Hissedar burada!
Hissedar, anlık piyasa duygularına kapılmadan, şirketlerin resmi bilançolarını, finansal tablolarını ve güncel KAP bildirimlerini son derece sade bir arayüzle önüne getirir.
Böylece, piyasada yön bulmaya çalışırken kulaktan kulağa yayılan iddialar yerine tamamen şeffaf ve resmi verilere odaklanabilir, adımlarını kendi planın doğrultusunda yönetebilirsin.